Yazıcı satın alırken en sık yapılan hata, karar kriterini rafta gördüğünüz etikete indirgemektir. Oysa bir yazıcı, satın alma anında bir kez, ardından her sayfa basımında tekrar tekrar para harcatan bir cihazdır. Mürekkep püskürtmeli (inkjet) modeller genellikle düşük cihaz fiyatı ve yüksek sarf maliyetiyle, lazer modeller ise yüksek giriş bedeli ve düşük sayfa maliyetiyle konumlanır. Doğru yazıcı seçimi, bu iki eğrinin sizin baskı hacminizde nerede kesiştiğini bulmakla ilgilidir. Aşağıda kararı duygusal değil, hesaplanabilir hale getiren kriterleri sırayla ele alıyoruz.
Inkjet yazıcılar, sıvı mürekkebi mikroskobik nozullardan kâğıda püskürtür. Renk geçişlerinde üstünlük buradan gelir: farklı mürekkep damlacıkları üst üste binerek geniş bir renk aralığı üretir. Lazer yazıcılar ise toner adı verilen kuru toz pigmenti, elektrostatik yüklü bir tambur aracılığıyla kâğıda aktarır ve ısıyla kalıcı hale getirir. Bu mekanik fark, cihazın tüm karakterini belirler.
Karşılaştırmayı anlamlı kılan tek ölçüt sayfa başı maliyettir. Formül basit: kartuş fiyatı bölü kartuşun verdiği tahmini sayfa sayısı. Üreticiler bu sayfa verimini genellikle sayfanın yaklaşık %5'inin kaplandığı standart bir metin şablonuna göre bildirir; fotoğraf veya renkli grafik bastığınızda gerçek verim bunun oldukça altına düşer.
| Kriter | Inkjet | Lazer (mono) |
|---|---|---|
| Cihaz giriş fiyatı | Düşük | Orta–yüksek |
| Kartuş verimi | Genellikle birkaç yüz sayfa | Genellikle binlerce sayfa |
| Sayfa başı metin maliyeti | Yüksek | Belirgin şekilde düşük |
| Renkli fotoğraf kalitesi | Üstün | Orta |
| Uzun süre kullanılmama | Nozul tıkanması riski | Sorunsuz |
| Isınma / ilk sayfa süresi | Kısa | Daha uzun |
Kartuş yerine doldurulabilir mürekkep tankı kullanan modeller, klasik inkjet'in en zayıf noktasını hedef alır. Cihaz fiyatı standart inkjet'in üzerindedir, ancak şişe mürekkep başına elde edilen sayfa sayısı çok yüksektir. Renkli baskıyı düzenli yapan ev kullanıcısı için tank sistemi, çoğu senaryoda hem lazerden hem kartuşlu inkjet'ten daha ekonomik bir orta yol sunar. Buna karşılık siyah-beyaz yoğun ofis yazışmasında lazer hâlâ önde kalır.
Hız, teknik tabloda dakikada sayfa (ppm) olarak yazar ama gerçek kullanımda iki değer önemlidir: ilk sayfanın çıkış süresi ve sürekli baskıda düşen hız. Lazer yazıcılar ısınma nedeniyle ilk sayfada gecikir, ancak 20 sayfalık bir raporda inkjet'i açık farkla geride bırakır. Inkjet ise tek sayfalık işlerde daha çeviktir; buna karşılık yüksek kaliteli baskı modunda hızı belirgin şekilde düşer.
Ayda kaç sayfa bastığınızı tahmin edin, çünkü bu sayı diğer tüm kriterlerden daha belirleyicidir. Depolama tarafında SSD ile HDD arasındaki tercihte kapasite–hız dengesini nasıl kuruyorsanız, burada da hacim–kalite dengesini kurmanız gerekir.
Baskı seyrekse en büyük düşmanınız kuruyan mürekkeptir. Uzun aralıklarla basıyorsanız mono lazer, hiç kullanılmasa bile ilk komutta çalışacağı için daha az hayal kırıklığı yaratır. Ödev, fotoğraf ve renkli görsel ağırlığı varsa tank sistemli inkjet daha mantıklıdır.
Bu aralık lazerin ekonomik üstünlüğünün netleştiği bölgedir. Çift taraflı baskı (duplex) desteği, kâğıt maliyetini yarıya indirdiği için ayrı bir kazanç kalemidir. Ağ üzerinden paylaşım yapacaksanız, kablosuz bağlantı standardının cihazın hangi WiFi sürümünü desteklediğini kontrol etmek, ofis içi baskı kuyruğu sorunlarını azaltır.
Son yazılar