Televizyon vitrininde yan yana duran iki panelin hangisinin daha iyi olduğuna bakarak karar vermek neredeyse imkânsız: mağaza aydınlatması QLED'in lehine, karanlık salonunuz ise OLED'in lehine çalışır. Bu yüzden QLED OLED TV karşılaştırması yaparken "hangisi daha iyi" sorusunu, "hangi ölçütte, hangi ortamda ve hangi içerikte daha iyi" sorusuna çevirmek gerekir. Aşağıda iki teknolojiyi parlaklık, kontrast, renk doğruluğu, hareket performansı ve uzun vadeli dayanıklılık başlıklarında ölçülebilir kriterlerle ayrıştırıyoruz.
Farkların kaynağı tek bir noktada: ışığın nereden geldiği.
Bu mimari fark, aşağıdaki tüm performans başlıklarının nedenidir.
QLED panellerin en net üstünlüğü tepe parlaklıktır. Üst segment mini-LED modeller, küçük parlak alanlarda OLED'in ulaşamayacağı seviyelere çıkabilir; tam ekran beyazda ise fark daha da açılır. OLED'de ise ABL (otomatik parlaklık sınırlayıcı) devreye girerek geniş beyaz alanlarda panelin ısınmasını önlemek için parlaklığı kısar. Kar manzarası, beyaz zeminli haber ekranı ya da bir hesap tablosu gösterirken OLED'in görece daha sakin durmasının nedeni budur.
Kontrast tarafında tablo tersine döner. Klasik VA tabanlı LCD panellerde statik kontrast tipik olarak birkaç bin banda oturur; yerel karartma bu değeri iyileştirir ama bölge sınırlarında bilgi kaybı yaşanır. OLED'de kontrast pratikte sınırsızdır çünkü siyah, "çok koyu gri" değil gerçekten kapanmış pikseldir.
Burada iki kavramı ayırmak şart. Renk gamı, panelin ne kadar geniş bir renk aralığını kapsadığını; renk hacmi ise bu renkleri yüksek parlaklık seviyelerinde koruyabilme yeteneğini anlatır. Kuantum nokta katmanı sayesinde QLED, özellikle parlak sahnelerde doygunluğu koruma konusunda güçlüdür; 1000 nit üzerindeki bir kırmızı, beyaza doğru solmadan kırmızı kalır.
OLED ise düşük ve orta parlaklıkta üstündür: bir pikselin rengi yanındaki pikselden bağımsız olduğu için ton geçişleri daha temiz, gri tonlaması daha lineerdir. Ayrıca izleme açısı farkı büyüktür; LCD'de 30–40 derece yandan bakıldığında renkler solar ve kontrast düşer, OLED'de kayıp neredeyse yoktur. Geniş kanepede yan koltuğa oturan kişi de aynı görüntüyü görüyorsa bu maddi bir avantajdır.
Piksel tepki süresi OLED'de mikrosaniye mertebesinde, LCD'de milisaniye mertebesindedir. Sonuç: hızlı panoramik çekimlerde ve rekabetçi oyunda OLED daha net bir hareket görüntüsü verir. Oyun için ayrıca panelin 120 Hz üzeri yenileme, VRR desteği ve giriş gecikmesi değerlerine bakmak gerekir; bu noktada kaynak tarafındaki grafik kartı seçimi ve gerçekten 4K besleyip beslediğiniz, çözünürlük tercihi kadar belirleyicidir.
Dayanıklılıkta ise QLED rahat. LCD panelde kalıcı iz riski pratikte yoktur. OLED'de sabit logo, oyun arayüzü ya da saatlerce açık kalan bir taskbar uzun vadede kalıcı iz (burn-in) yaratabilir; üreticiler piksel kaydırma, logo parlaklık algılama ve panel yenileme rutinleriyle bu riski azaltır. Televizyonu değişken içerikle izliyorsanız risk düşüktür; ikinci bir monitör gibi 8 saat sabit arayüz gösteriyorsanız değerlendirmeniz gereken gerçek bir faktördür.
| Kriter | QLED (Mini-LED dâhil) | OLED |
|---|---|---|
| Tepe parlaklık | Belirgin üstün | Yeterli, tam ekran beyazda sınırlı |
| Siyah seviyesi / kontrast |